Türkiye'nin en iyi haber sitesi
BERCAN TUTAR

Şerefsizliğin m-izahı mı olur?

Bugünün dünden farkı yok. Geçmişte olduğu gibi yine topyekûn ve sistematik bir Haçlı saldırısı ile karşı karşıyayız. Ehl-i Salîb'in neo-nazi ve neofaşist torunları söz konusu Türkiye ve İslam olunca yine hiç bir ilkeyi ve kutsalı tanımıyor.

Bu köşe yazısını aşağıdaki linke tıklayarak sesli bir şekilde dinleyebilirsiniz

İnsanlık, erdem, şeref ve namus yoksunları barbarca her çirkefliğe başvuruyor, kuduz itler gibi bütün değerlerimize hücum ediyorlar. Önce akli melekeleri sorunlu Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ardından Hollanda'nın müptezel ırkçısı Geert Wilders, şimdi de Fransızların şirret yuvası Charlie Hebdo'daki kubur fareleri...
Bir yerlerden düğmelerine basılmış gibi eş güdüm halinde salyalarını akıtmaya başladılar. Daha önce Peygamber Efendimize, mübarek dinimize ve Müslümanlara hakaretler savuran 'küfür milleti' bu kez Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef aldı.
Ancak biz özgürlük kisvesi adı altında Cumhurbaşkanımıza yönelik bu histerik hakaretlere başvuranların kuyruk acısını gayet iyi biliyoruz. "Yeni Bin Yılın Selahaddin'i" karşısında ilk kez bu kadar çaresizler. Vesayet zincirlerini kıran Anadolu'daki iradeyi rehin alamamanın acizliği içindeler. Türkiye'yi Ortadoğu, Doğu Akdeniz ve Kafkasya'da durduramamanın travması, zihinlerini felç etmiş halde. Mertçe savaşmak yerine haysiyet yoksunu kirli odakları harekete geçirerek kalleşçe saldırıyorlar. İşte küresel çetelerin iş başına getirdiği Nikol Paşinyan ile Macron'un son çirkeflikleri... Er meydanında bir varlık gösteremeyen Soros'un taşeronları en aşağılık yöntemlerden medet umacak kadar alçalmış durumdalar.
Paşinyan çocuk, kadın ve yaşlı sivilleri misket bombaları ile katlederken 'çakma Napolyon' Macron ise 'mizah ve ifade özgürlüğü' adı altında her tür kancıklığa yelteniyor. Bunların kahpeliği karşısında Bizans bile kendinden utanırdı.

***

Charlie Hebdo'daki kuduz itlerin Sayın Erdoğan'ı hedef alması bir bakıma küresel çetelerin hem masada hem de sahada Türkiye'ye karşı yaşadığı jeo-politik zayıflığı, çaresizliği ve yenilgiyi yansıtıyor. Bu anlamda Batı'daki hastalıklı zihniyetin yeni simgesi Macron aslında Yahudi, Ermeni ve Yunan lobilerinin sahaya sürdüğü bir piyondan başka bir şey değil.
Şükür ki Müslümanlar Sayın Erdoğan'ın ve Türkiye'nin ne anlama geldiğini gayet iyi biliyor. Zaten Fransız paçavrasına gösterilen tepki seli bunun en somut ifadesidir.
Zira onurlu her Müslüman, Batı'nın 'Yeni Selahaddin' diyerek karşısında paniğe kapıldığı Sayın Erdoğan'ın ümmetin sesi ve mazlumların tek güvencesi olduğunun farkında. Şunu iyi biliyoruz ki Batı dünyası Sayın Erdoğan ve Türkiye karşısında geriledikçe daha da haysiyetsizleşecek ve her türlü şerefsizliğe başvurmaktan çekinmeyecektir.
Çünkü temeli köleliğe, soykırım, talan ve barbarlığa dayanan Batı uygarlığı zorda kalınca tekrar tarihindeki o faşizme sığınıyor hemen. Bu anlamda Macron ile Charlie Hebdo'nun sergilediği şerefsizlikler aslında Batı'daki Türkiye'ye dair bilinçaltının dışa vurumudur.
Elbet Hebdo paçavrası ile Macron'un sergilediği küstahlıklar karşılıksız kalmayacaktır. Hem bugünkü Avrupalı barbarlar hem de ülkemizdeki uzantıları bir kez daha tarihi bir zillet yaşayacak. Sayın Erdoğan'ın da dediği gibi "İslam ve Türkiye düşmanları, girdikleri kin ve nefret bataklığında boğulup gidecekler..."
Tıpkı ataları gibi...
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA