Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Yüz binlerce can alan bu salgın her birimize hayatın ne kadar değerli olduğunu anımsattı. Dokunarak, hissederek birlikte gülmenin, ağlamanın kıymetini… Bir sofra etrafında toplanıp kahkaha atmayı, sevdiğimiz insanları özlemeyi, onlara sarılmayı. Seyahat etmeyi, sinemaya gitmeyi, arkadaşlarımızla buluşmayı, dışarda bir kahve içmeyi, baharı koklamayı. Saymakla bitmez! Aldığımız nefes dünyanın en büyük zenginliğiymiş meğer. Günlük rutinlerimiz ne kadar da değerliymiş. Pamuk ipliğine bağlı bu hayata sımsıkı sarılın. Sevmek, öpmek, yürümek, koşmak, konuşmak için önce yaşamak gerek. Ölüme inat, sağduyu, sabır ve kurallara uyarak bu zor günleri aşacağız.

Başkent salgınla mücadelede başarılı bir sınav veriyor. Ankaralılar "Evde Kal Türkiye" çağrısına büyük oranda uyuyor. Üç günlük sokağa çıkma kısıtlaması sonrası kısmi bir hareketlilik var. Buna karşın yoğunluklarıyla bilinen Kızılay Meydanı, Tunalı Hilmi Caddesi, Ulus Meydanı yine sakinliğini koruyor. Vatandaşlar kalabalık yerlerden uzak duruyor, maskesiz sokağa çıkmıyor. Ömrümün geçtiği bu kentte gördüğüm en sakin, en sessiz Ramazan ayı. Huzur ve güven içinde geçiyor. İftar saati öncesi toplu taşımada araç seferleri artmış vaziyette, pide kuyrukları yaşanmıyor. Tedbir nedeniyle iftar, sahur programları düzenlenmiyor. Mezarlık ziyaretleri kontrollü yapılabiliyor. Market ve pazar yerlerinde maske kullanımına ilişkin denetimler sürüyor. Ha gayret Ankara, ha gayret Türkiyem!

Şu günlerde ülkemizde dünyaya örnek bir yardımlaşma, dayanışma yaşanıyor. Tam da kutsal Ramazan ayının ruhuna uygun şekilde! Edilen duaların, yapılan hayırların katbekat sevabı var. Oruç sabır, tevekkül etme hali. Sabır da imanın yarısı! Şu zor günlerde sıkıntı çeken, gözyaşı dökenleri yalnız bırakmayalım. Bu güzel ayda kalp kırmayalım, gönül yıkmayalım, asla "ah" almayalım. Hz. Peygamberimiz Kâbe'yi göstererek, "Ey Kâbe! Sen Allah'ın evisin, mübareksin. Fakat bir Müslüman bir mü'minin kalbini kırsa 70 defa seni yıkmaktan daha büyük günaha girer" diyor. Zira "ah", ateştir. " durağı" diyen Yunus Emre ne de güzel söylemiş; "Bir kez gönül yıktın ise bu kıldığın namaz değil/Yetmiş iki millet dahi elin ayan yumaz değil." Şemsi Tebrizi'nin deyimiyle "Kaf Dağı kadar yüksek olsak da, kefene sığacak kadar küçüğüz." Bu güzel ayda elimiz de gönlümüzde açık olsun. Ekmeğimizi de sevgimizi de paylaşalım. Ne mutlu dua alana, Hayırlı ramazanlar!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA