Türkiye'nin en iyi haber sitesi
ERSİN RAMOĞLU (GÜNEY)

Depreme değil cinayete kurban gittiler

Sabaha karşı geldi kara kâbus!
Uykudayken görünmez bir el sanki beni yataktan attı.
Yüreğim ağzımda uyandım.
Kapılar birbirine çarparken uykulu halimle olanları kavramaya çalıştım!
Korku filmlerine benziyordu yaşadıklarım.
Oturduğum 50 yıllık bina bir sağa, bir sola sallanıyordu.
Evim 11. kattaydı, apartman ha yıkıldı ha yıkılacaktı! Çıkan sesler ise korkunçtu.
1999'daki depremde de sallanmıştım ama bu kadar değil. Meğer iki büyük depremi bir arada yaşıyorduk!
7.7 ve 7.6 olağanüstü bir duruma işaretti.
Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan'a göre, Pazarcık ve Elbistan depremleri, 130 atom bombasına eşdeğermiş!
Sağlığım birini kaldıracak güçte değilken 130'u birden gelmiş demek!
Gazetenin önündeki asfalt ayağımın altından kaydı. Saniyeler yıl gibi uzun geldi.
'Kıyamet' filmini bin basardı bu.
Deprem her yeri dümdüz etmiş, yüzlerce bina altında binlerce can almıştı.
AFAD, Kızılay, Jandarma, polis ve gönüllülerden oluşan kurtarma ekipleri nefes almadan enkazda canlı aradı.
Ama 10 ayrı şehirde çöken binlerce binanın enkazına yetişmek de kolay değildi.
CHP Hatay Milletvekili Suzan Şahin, candaş basına 'devlet nerede' diyerek siyaset yapmaya utanmadı!
Yıkılan binalara CHP'li Belediye Başkanı Lütfi Savaş'ın ruhsat verdiğini unuttu galiba.

***

"Sesimi duyan var mı?" sözünü biz ilk kez 1999'da duymuştuk.
Pazarcık ve Elbistan merkezli depremler, enkaz altında binlerce insanı bırakınca, aynı sesi yeniden duymaya başladık!
"Sesimi duyan var mı?" Enkaz altından gelen imdatlar yürekleri dağladı.
AK Parti Hatay mebusu Hüseyin Yayman, iki ağabeyi, yengeleri ve yeğenlerinin enkaz altında olduğunu söyledi.
1999 depremi Türkiye'yi iyi örgütledi.
Kurtarma ekipleri enkazlarda can aramada daha dikkatli ve daha başarılı oldu.
Ama Kahramanmaraş depremleri Marmara'dan çok daha büyüktü!
Çöken binalar, binlerce insanımıza mezar oldu.
Kar ve soğuk, kurtarma çalışmalarını zora sokarken enkaz altında kalanların da yaşama güçlerini olumsuz etkiledi.

***

Depremler insanları neden öldürdü?
Durum pislik bir herifin dediği gibi midir yani;
"Deprem bölgesi ağırlıklı olarak dindar bir bölgedir. Bile bile bu gerici partilere oy verdiler!" Öyle mi dersiniz?
Adana'da yıkılan binaların altında kalarak can verenlerin hesabını soracağız elbet!
Can kayıplarının 10 binleri aşmasından endişe ediyorum. Çünkü kurtarma çalışmalarına yeni başlanan yerler var!
Fiyattan bir kuruş indirmeyen müteahhitlerin milyon dolarlara sattığı binaları deprem niye yıktı.
Yapsatçılara kontrolsüz yüksek katlı bina izni veren başkanlardan ve bu binaları inşa edenlerden elbet de hesap sorulmalı!
Bile bile binlerce insanın ölümüne sebep olanlar bunu yiyemeyecek!
Ölenler cinayete kurban gitti.
Adana'nın neredeyse yüzde 90'ı kaçak...
Yüzsüz Zeydan Karalar, utanmadan ekranlara çıkıp nasıl ahkâm kesebildi.
CHP'li Lütfi Savaş ile Suzan Şahin'in durumları aynı...
Sanki Hatay'ı ve Adana'yı onlar yerle bir etmedi?

***

Reis boşuna mı 'yatay mimari' demişti lan?
Adana gibi deprem kuşağında olan illerde "yüksek binalara" izin verilmemeliydi!
İmar planlarının düzenlenmesini ilçe belediyeleri yapıyor ama büyükşehirlerin onayı ile.
1/5000'lik planları onlar yapıyor.
Birileri şehirleri yüksek yoğunluklu yaşam alanlarına açanlara, savcılar mutlaka hesap sormalıdır.
Daireleri 2-5 milyon dolardan sattılar.
Müteahhitlerin ve başkanların gözleri doymadı.
Bunca insanın ölümüne sebep olanlar başkanlar ile yapsatçılardır.
Depremi pis siyasetine alet edenlere de lanet olsun...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA