Türkiye'nin en iyi haber sitesi
İLKER GEZİCİ

Ustalardan öğreneceğim çok şey var

atv’de yayınlanan ‘Aldatmak’ dizisinin kadrosuna ‘İpek’ karakteri ile dahil olan güzel oyuncu İlayda Çevik, samimi açıklamalar yaptı. Çevik, “Vahide Perçin, Mustafa Uğurlu, Ercan Kesal gibi ustalarla aynı projede olmak çok değerli. Onlardan öğreneceğim çok şey var” dedi

Daha önce pek çok kez atv'de yayınlanan dizilerde rol alan güzel oyuncu İlayda Çevik bu sezon Vahide Perçin, Mustafa Uğurlu, Ercan Kesal'ın başrolünde yer aldığı 'Aldatmak' dizisine dahil oldu. Dizide Ercan Kesal'ın canlandırdığı 'Sezai' karakterinin kızı 'İpek' rolünü oynayan Çevik, usta isimlerle bir arada olmanın mutluluğunu yaşıyor. Çevik, "Her biriyle aynı sette olduğum için gerçekten çok şanslıyım. Özellikle baba kız oynadığımız için en çok vakti Ercan ağabey ile geçiyorum ve sette en çok güldüğüm insanlardan biri o. Onlardan öğreneceğim çok şey var" dedi.
İlayda Hanım, izleyiciler sizi yeniden atv ekranlarında izliyor. Gel Dese Aşk, Sen Anlat Karadeniz... Kariyerinizde ATV işleri öne çıkıyor. Bu bir tesadüf mü? Nasıl değerlendiriyorsunuz bu durumu?
Öncelik en başta hikaye oluyor elbette ama tanıdığın bildiğin üstelik çalışırken çok keyif aldığın yaratıcı ekipler ve sevdiğin insanlarla tekrar tekrar çalışmanın konforu harika. Sanırım bunun şansını yaşıyorum.
Aldatmak dizisine nasıl dâhil oldunuz?
Yapımcılarımız Timur Savcı ve Burak Sağyaşar ile Bir Zamanlar Çukurova'dan sonra tekrar bir araya gelmeyi çok istiyorduk. Proje ve karakter de beni çok heyecanlandırmıştı zaten.




İPEK SORUNLU BİR KIZ

Vahide Perçin, Mustafa Uğurlu, Ercan Kesal gibi isimlerle rol almak nasıl? Bu isimlerle karşılıklı oynamanın oyunculuğunuza bir katkısı olduğunu düşünüyor musunuz?
Olmaz olur mu? Her biriyle aynı sette olduğum için gerçekten çok şanslıyım. Hepsi çok kıymetli ve özel insanlar. Onlardan öğreneceğim çok şey var.
İpek karakterine hazırlanmak için nasıl bir süreç izlediniz? İpek'i psikolojik olarak hasta eden, sağlıklı hissedip sağlıklı düşünmesinin önündeki engelleri yani travmalarını ve yaralarını algılamaya çalıştım.
Karakterinizi nasıl anlatırsınız? Sevdiniz mi karakteri?
İpek'in çok bariz psikolojik sorunları var. Annesinin ölümü bütün hayatını değiştirmiş. Ne acıdır ki bunu anlayabilecek insanlarla derin bağlar kurması da pek mümkün olmamış şimdiye kadar. Biraz yalnız kalmış diyebilirim. O yüzden yaptığı hataların da pek farkında değil, neyi neden yaptığının da farkında değil. Biraz zamana ve sevildiğini hissetmeye ihtiyacı var bana kalırsa, hepimiz gibi. İpek'i onaylamıyorum ama yargılamıyorum da. Eğer izin verir de etrafında onu seven insanlara alan tanırsa iyileşme süreci başlayacak bence...
İpek'in Kanada'dan dönme sebebi annesinin ölümünden sorumlu tuttuğu Güzide'den intikam almak değil mi?
Evet motivasyonu o diyebilirim ama her zaman her şey planladığımız gibi olmuyor hayatta da, bakalım neler yaşayacak?
Seyirci yorumlarını takip ediyor musunuz ne gibi yorumlar geliyor size? Elbette takip ediyorum. Uzunca bir süredir kişisel sosyal medyam yorumlara kapalı, birebir bana gelen yorumlar olmuyor o yüzden. Daha çok yayın sonrası YouTube'daki yorumlara göz atıyorum.




BABASINA AÇIK OLMASINI İSTERDİM

Birkaç yoruma denk geldim. Sezai'nin son bölümlerde çok saf gösterildiğinden kızı İpek'in gerçek yüzünü görememesinden ve İpek'in babasını kullandığından şikayetçiler. Siz ne düşünüyorsunuz?
Yani evet, büyük resme baktığımızda böyle gözüküyor. Sezai yıllar sonra kızına kavuşmanın heyecanı ve mutluluğuyla mantığını biraz devre dışı bıraktı bence. İpek'in hastalıklı hallerini göremedi daha, demek ki o da iyi saklıyor. (Gülüyor)
İpek ve arkadaş çevresi yine hain planları yüzünden antipati topluyor. İpek'in bundan sonraki hamleleri ne olur sizce? Nasıl sürprizleri olur izleyiciye?
Her an her şeyi yapabilir diyorum.
Ya da siz İlayda olarak İpek'in ne yapmasını istersiniz, beklersiniz?
Ben hissettikleri ve yaşadıklarıyla ilgili babasına açık olmasını dilerdim. Çok kolay bir şey değil tabi, insanın bütün defolarını ve arızalarını en yakınına göstermesi. Fakat bu ihtimal İpek'e, sevginin koşulsuz da gelişebileceğini hatırlatır ve yardım almaya başlamasını sağlayabilirdi. Belki...




BAZEN BEN DE GÜZELLİK KAYGISI YAŞIYORUM


Güzellikle ilgili bir kaygınız var mı?
Zaman zaman kendimi o kaygının içinde buluyorum ama hayatımı kontrol etmesine izin vermiyorum.
Genellikle doğal görünmeye çalışıyorsunuz, güzel görünmek zorunda olduğunuzu hissettiğiniz zamanlar oluyor mu? Sektördeki bu güzellik dayatmasını nasıl yorumluyorsunuz?
Herkes nasıl mutluysa, kendini nasıl daha iyi hissediyorsa o şekilde yaşamalı diye düşünüyorum. Ben rahatına düşkün bir insanım mesela, üstelik setlerde de yoğun bir saç makyaj mesaisinde oluyoruz. Bu sebeple günlük hayatımda sizin deyiminizle 'doğal' kalmaya çalıştığım bir gerçek. Herkesin biricik olduğunu, kalıplara sığmak zorunda olmadığını düşünüyorum. Başta kadın meslektaşlarımın çabalarıyla olmak üzere bütün bu standart ezberleri bozduğumuz bir sürecin başındayız bence.
Daha çok küçükken, Burhaniye Kent Tiyatrosu döneminde, kırmızı belediye otobüsleriyle dekorların üzerinde yatarak Burhaniye'den Sarıyer'e oyun sahnelemeye gelen o küçük kıza şimdi ne söylemek isterdiniz?
Tadını çıkar derdim...
Geri dönüp baktığınızda o günkü meşakkatli günlerden bugünlere gelinen yolda, hayalini kurduğunuz şeyi gerçekleştirdiğinizi düşünüyor musunuz?
Hayal kurmak çok güzel bir şey, hayal kurmaya devam etmek de. Hayallerim bitmesin...

ERCAN AĞABEY SETTE EN ÇOK GÜLDÜĞÜM INSANLARDAN

Set ortamı nasıl? Özellikle Kesal'la baba kız sahneleri öncesi ve sonrasıyla nasıl geçiyor?
İnanın çok gülüyoruz. Sahnelerimizin yoğunluğu gereği en çok vakti Ercan Ağabey ile geçiyorum diyebilirim ve sette en çok güldüğüm insanlardan biri.
İpek diziye Sezai'nin kızı olarak dâhil oldu. İlk sahnenizde ne hissettiniz?
İlk sahnem kronolojik olarak da diziye dahil olduğum ilk sahneydi. Yani eve ilk gelişim. Her zaman böyle denk gelmez. İpek kadar ben de çok heyecanlıydım açıkçası.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA