Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Doğu Akdeniz'deki doğal gaz arama faaliyetlerini sürdüren ve bölgeye donanmasını gönderen Türkiye'ye karşı Avrupa Birliği'nin tehdit ve baskıları her geçen gün artıyor. Özellikle Fransa ve Yunanistan'ın tek bir hedefi var; Türkiye'ye sadece 'da kıyılarında olta balıkçılığı yapmasına yetecek kadar deniz kıta sahanlığı vermek.
Bu plana çocuklar bile güler! Kimin denizini kime pay ediyorsunuz? Akdeniz'in bir zamanlar Türk gölü olduğunu ne çabuk unuttunuz.

Yunanistan için donanmasını seferber eden Fransa'dan dün trajikomik bir açıklama geldi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, "Biz, Avrupalılar olarak, Erdoğan'a karşı katı ve güçlü olmalıyız. Tansiyonu yükseltmekten kaçınmak istiyoruz ancak Türkiye bazı alanlardaki niyetlerini netleştirmeli. Avrupa bir bütün olarak Türkiye ile ilgili olarak daha net ve daha birleşik bir pozisyonda olmalı... Türk halkı büyük bir halk. Ancak biz Avrupalılar artık Erdoğan hükümetine karşı daha açık olmalıyız. Bizim sorunumuz Türk halkıyla değil, Erdoğan'la" dedi.
Napolyonculuk oynayan, Türk halkıyla Cumhurbaşkanı'nı ayrıştırmaya cüret edecek laflar eden Macron, aslında Türkler hakkında bilmesi gereken en önemli şeyi bilmiyor! Biz içeride ne kadar birbirimizi yesek de, içişlerimize karışanlara fena kızarız!
Macron bizi Fransa'nın eski sömürgeleriyle karıştırıyor galiba! Nasıl böyle haddini aşan cümleler kurabilir? Türkiye, Akdeniz'deki mücadelesinde sonuna kadar haklı ve Türk halkı #mavivatan doktrinini destekliyor. Ayrıca Türk halkı, neyi hak ettiğini Macron'dan mı öğrenecek?

Covid bulaştırana 100 bin Euro ceza
Koronavirüs kapmasına rağmen düğün düğün dolaşan canlı bombaların türevleri tüm dünyada var aslında. Örneğin İspanya'nın San Sebastian şehrinde Covid-19 testi pozitif olan bir kadın denizde sörf yaptığı sırada polisler tarafından elleri kelepçelenerek gözaltına alındı. Kadın plajda cankurtaran olarak çalışıyormuş iyi mi? Boğulmaktan kurtardığı insanlara virüs bulaştırmak!
Sörfçü kadının karantina kurallarını ihlal etmekten 6 bin Euro'luk para cezasına çarptırılması söz konusu. Eğer kadın virüsü başka birine bulaştırdıysa İspanya'da bunun cezası 100 bin Euro'yu aşıyor. Bizde de böyle ağır para cezaları olmalı. Hatta İspanyollar gibi ters kelepçe takmalıyız. Çünkü resmen cinayete teşebbüs bunların yaptığı!

Bahaneye gel!
'da evinin bahçesinde 257 kök Hint keneviri yetiştiren Zekayi Ç. (59), yakalanınca "Ben şeker hastasıyım. Bu bitkinin hastalığıma iyi geldiğini öğrenince evimin bahçesinde yetiştirip, kurutup içtim. Hastalığıma çok iyi geldi" dedi. Bence Zekayi Bey mazeret üretmede çığır açmış. gibi konuşup şeker hastalığına iyi geldiğini, şifa bulduğunu falan söylüyor. 257 kök Hint kenevirini hangi arada yetiştirdin? O kadar Hint keneviri tüm mahallenin şeker hastalığına yeter

Düğünde kafaya poşet geçirmek!
'da Samet-Ebru Atsan çiftinin düğün törenine katılan şeker ve tansiyon hastası Nermin Yücebaş (56), takı taktıktan sonra eşinin yanında getirdiği yorgan poşetini kafasına geçirip evlenen çifte sarıldı ve bu ilginç görüntü çıktı ortaya.
Covid-19'la ilgili sosyal farkındalık yaratmak için kafasına poşet geçirdiğini söylüyor.
Peki, Nermin Hanım, takı takarken virüs bulaşmıyor mu? Sadece sarılınca mı bulaşıyor? Sarılmasanız olmaz mı? Ve damat ile gelinde neden maske yok? Asıl onlar maske takmalıydı!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA