Türkiye'nin en iyi haber sitesi
MEVLÜT TEZEL

Kaz Dağları’ndakiler ağaç da Çırağan’dakiler ağaç değil mi?

Beşiktaş-Çırağan'daki 150-200 yaşındaki 112 çınar ağacının kanser olduğu gerekçesiyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından kesilmesine çevreciler ve ağaç dostu sanatçılar sessiz kaldı, iyi mi?
Normalde İstanbul'un orta yerinde yaşanan bu ağaç katliamı için sosyal medyada yer yerinden oynaması gerekirdi! Ağaçların kesilmesine her zaman tepki gösteren Cem Yılmaz, Tarkan gibi sanatçılardan ne bir tweet, ne de hiciv dolu bir paylaşım geldi! Garip bir durum! Normalde bu tür doğa katliamlarında hemen öne atılırlardı!



Şahan Gökbakar da başta sessiz kaldı. Takipçileri ısrarla sorunca şu paylaşımı yaptı:
"Beşiktaş'ta 112 kanserli ağaç kesilmiş. İnsanlar bana ses çıkarmayacak mısın yazıyor? Çıkarmayacağım, çünkü belediye basta olmak üzere, bilim insanları, orman müdürlüğü vs. tüm yetkililer kesilsin demiş. Yanlış uygulama ise verin mahkemeye. Ama zeytin ağaçları kesilmesin demeye devam!"
Şahan konuyla ilgili yapılan son haberleri okumadı galiba! Halbuki Sabah gazetesinde bu ağaç katliamıyla ilgili önemli haberler çıktı. İBB'nin Anıtlar Kurulu'ndan, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nden sorunun teşhisi için talepte bulunulmadığı ve ağaçların kesimi için izin alınmadığı ortaya çıktı.
En önemlisi İBB, Orman Bölge Müdürlüğü'nden kesim izni almadan bu ağaçları kesti!



DOĞANIN SİYASETİ OLMAZ!
Tabiat Varlıkları Koruma Komisyonu'nun doğal üyesi olan bir orman mühendisinin katılmadığı bir toplantıda aceleyle karar alındı ve ağaçlar kesildi. Yani toplantıda uzman kişi yok, sonra tekrar görüşelim denmedi! Bilim insanlarına danışılmadı! İBB'nin ağaçları kesmek için neden bu kadar acele ettiği ise tam bir muamma!
Aslında daha önceden Marmara Üniversitesi hocalarından Zeki Severoğlu tarafından ağaçlardaki hastalık tespit edilmiş. Önlemler alınmış, tedaviye başlanmış.



Uzmanlara göre Ekrem İmamoğlu döneminde ağaçların tedavisi yapılmamış ya da eksik yapılmış. Budama yapılırken hastalığın yayılmasını önlemek için tedbirler alınmamış ve hastalık yayılmış.
Ağaçlardın da şansı yokmuş. 150-200 sene yaşa, doğayla, hastalıklarla mücadele et ve sonra İmamoğlu'nun dönemine denk gel! Kesilince de çevreciler, sanatçılar sessizliğe gömülsün! Neden? Çünkü ağaçları CHP'li belediye kesti!
Ağacın, doğanın siyaseti olmamalı ama bizde oluyor işte! Her ağaç değerlidir. Hangi siyasi görüşten olursak olalım imara açılmaya çalışılan bölgelerdeki zeytin ağaçları da, Çırağan'daki tarihi çınarlar da kesilmemeli!
Ağaç üzerinden siyaset yapılınca kaybeden doğa ve insanlar oluyor.
Çırağan'daki ağaçlar kesilince kafayı kuma gömmen Tarkan ve Cem Yılmaz'ın doğa sevgisini samimi bulmuyorum.
Şahan'ın yanlışlıkla kesilmişse verin mahkemeye yaklaşımı ise trajikomik! Mahkemeye verince 150- 200 yıllık ağaçlar geri mi gelecek!
Tarkan, Cem, Şahan ve diğer sessiz kalan güya doğa dostu sanatçılara basit bir sorum olacak: Kaz Dağları'ndaki çamlar, imara açılmaya çalışılan zeytinlikler ağaç da Çırağan'dakiler ağaç değil mi?

***


ELON MUSK'TAN DİZİ ÖNERİSİ
Elon Musk, 'Narcos' dizisindeki 'Pablo Escobar' karakterinin 'meme'sine uyguladığı photoshoplu halini Twitter'da yayınlayarak, Netflix'e şu göndermeyi yaptı:
"Netflix siyahi Ukraynalı bir adamın cinsiyet değiştirmiş Rus askerine aşkını anlatan filmin çekimi için savaşın bitmesini bekliyor."
Musk yine ince görmüş, zekice bir espri patlatmış.



Netflix dizilerindeki siyahi ve eşcinsel karakterlerin çok sık gözükmesi tüm dünyada tartışma konusu.
Evet, ırkçılığa, cinsel ayrımcılığa karşıyız. Diziler de siyahi ve farklı cinsel yönelimlerden karakterlerin olması hayatın olağan akışına uygun. Ama kimileri, Netflix'in cinsel ve ırksal eşitliği sağlamak için bazen abartıya kaçtığını düşünüyor!
"Mafya, politik, dram vs. farklı türlerde, her dizide eşcinsel karakter olmak zorunda mı?" diye tartışanlar da var.
Netflix ise bu yayın politikasını, yapımlarında çeşitlilik ve kapsayıcılık unsurlarını gözetmekle açıklıyor. Buna küresel bir platformun müşteri yelpazesini geniş tutma politikası da diyebiliriz. Ama bunu da mantıklı ve yerinde yapmak lazım.
Netflix, Musk'ın önerisini dizi yapsa Zelenski karakterinde Denzel Washington ya da başka bir siyahi oyuncuya oynatırsa hiç şaşırmam! Rus bir bakanı da bir eşcinsel karakter olarak sunabilir. Demek istediğim Netflix, tepki çekmeyi, tartışma yaratmayı seviyor. Ama bunu da bazen abartıyor! Tıpkı Amazon'un mavi gözlü, beyaz tenli, sarı saçlı Elf karakterinde siyahi oyuncu oynatması gibi!
Tartışma, polemik izleyici sayısını her zaman artırır!

***


MEDYADA KADIN YÖNETİCİ NİYE YOK?
'Jurno.com.tr' adlı medya sitesi, ülkemizdeki gazeteler, televizyon kanalları, haber siteleri, ajanslar ve yerel medya kuruluşlarından 100'ünün künyelerini araştırdı. Ve gazetelerin yüzde 96'sının, haber sitelerinin yüzde 94'ünün, TV'lerin yüzde 89'unun, yerel medyanın yüzde 63'ünün, beş haber ajansının tümünün yayın yönetmeninin erkek olduğu ortaya çıktı.
Ülkemizde medyanın genelinde kadın çalışan sayısı eskiye göre yüksek ama daha alınacak çok yol var. Yönetici kademesindeki erkek egemenliği ise dünyanın genel sorunu.
Örneğin Reuters Enstitüsü bu ay yayımlanan araştırmasında 12 ülkeden (Brezilya, Japonya, Meksika, Türkiye, Kenya, Güney Kore, Almanya, Finlandiya, Hong Kong, İspanya, İngiltere, ABD) 240 medya kuruluşunun yayın yönetmenlerinin yüzde 21'inin kadın olduğunu saptadı.
Yani kadınlar için pozitif ayrımcılığa rağmen erkeklerin yönetici koltuğunu bırakmadıkları anlaşılıyor.
Jurno'nun araştırmasında asıl dikkat çekici olan ise yerel medyada kadın yönetici oranının yüzde 37 olması. Göreceli olarak ulusal basına göre yüksek bir oran bu.
Demek ki kadınlar için büyük medya kuruluşlarında yönetici olmak daha zor.

***


'GENÇLER MESAFENİZİ KORUYUN'!
İstanbul-Üsküdar'daki bir kafede bir çalışan, bir çiftin birbirlerine fazla yakınlaştığını iddia ederek onları birbirlerinden uzak durması için uyardı.
Evet, bu da oldu! Üstelik "Mesafenizi koruyun, bu kadar yakın duramazsınız" dedi.
Delikanlı "Kız arkadaşımla el ele oturmam sizi rahatsız mı etti?" diye karşılık verdi ve telefonuyla kayda başladı. İşletme personeli de "El ele oturmadığınızı gayet iyi biliyorsunuz. Bu durum rahatsız ediyor insanları" dedi.



Video kaydından yola çıkarak yorum yapmak zor ama yan masadan iki kadın "Biz rahatsız edici bir şey görmedik, normal oturuyorlar" dediklerine göre genç çift haklı olabilir.
Personelin yan masada duruma itiraz edenlere de "Sizi ilgilendirmez hanımefendi" demesi kendince ahlak bekçiliğine soyunduğunun göstergesi olabilir.
Elbette toplum içinde olmanın bazı kuralları var ama sevdiğiniz insanla el ele tutuşmak, sarılmak ne zamandan beri sorun oldu bu ülkede?
Müşteriye 'mesafenizi koruyun demek' de saçmalık!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA