Türkiye'nin en iyi haber sitesi
MEVLÜT TEZEL

Koruyucu aile rekoru!

Depremde en çok merak edilen konulardan biri de refakatsiz kalan çocuklardı. Geçtiğimiz hafta bin 894 refakatsiz çocuktan, bin 808'inin kimliğinin tespit edildiği ve bin 431'inin ailelerine teslim edildiği açıklandı.
Hastanede takibi yapılan çocuk sayısı 357. Kuruluş bakımına alınan çocuk sayısı ise 106.
Bu sayı değişmiş olabilir. Enkazdan sağ çıkarılan mucize çocukların görüntülerini izlerken sevinç gözyaşları dökmüştük. O görüntüler öyle bir etki yarattı ki, tam 319 bin 241 aile, afetzede çocuklara koruyucu aile olmak için başvuru yaptı.



Bu gerçekten müthiş bir sayı. e-Devlet'ten başvuru yapabiliyorsunuz.
Başvuru sonrası uygun bulunan aileler koruyucu aile statüsü kazanarak sıraya alınıyor. Bu süreç üç-altı ay arası değişen bir zamana yayılıyor. Çocuklar koruyucu ailelerin yanında ilk yıl her ay, sonraki yıllarda üç aylık sürelerle izleniyor.
Devlet, koruyucu ailelere, çocuğun bakım ve yetiştirilme masrafları için aylık ödeme yapıyor. Aileler isterlerse gönüllü olarak, ücret almadan da koruyucu aile olabiliyorlar.
Öte yandan depremzede olmayıp da koruyucu aile bekleyen çocuklar da var!



DEPREMİ BEKLEMİŞİZ
Geçtiğimiz yıl tam 13 bin çocuk, koruyucu aile bekliyordu. Bu yıl sayı artmış olabilir.
Demek ki, koruyucu aile olmak için de depremi beklemişiz!
Depremzede çocuklar için koruyucu aile olmak için sıraya giren 319 bin 241 aile, umarım o 13 bin çocuğun da ailesi olur!
Hepsi bizim çocuklarımız.

***


PELÜŞ OYUNCAK GÖRÜNCE AĞLAMAK
Tribünlerden pelüş oyuncak fırlatma geleneğini 2018 yılında İspanyol Real Betis taraftarları başlatmıştı. Yardıma ihtiyacı olan ve yoksullukla mücadele eden çocuklara verilmişti o oyuncaklar.



Beşiktaş taraftarının bu fikri, Antalyaspor karşılaşmasında depremzede çocuklar için uygulaması muhteşem oldu. "Bu oyuncak sana arkadaşım" kampanyası kapsamında maçın 4:17'nci (depremin meydana geldiği saat) dakikasında sahaya pelüş oyuncaklar atılma görüntüleri izlenme rekorları kırdı. Bu olay dünya medyasında da geniş yer buldu.
Deprem felaketinde insanlık adına muhteşem olaylar da yaşandı.
Enkazdan kurtulanlar için sevinç gözyaşları döktük, hayatını kaybedenlere ağladık. Ama tribünlerden pelüş oyuncak atılınca gözlerimin dolacağı hiç aklıma gelmezdi.
Beşiktaş taraftarını kutlarım.

***


NÜKLEER PATLAMADA EVİN EN GÜVENLİ YERİ
Deprem olunca evin en güvenli yeri neresi? Kaçmak mı gerekiyor, yoksa cenin pozisyonu alıp, beklemek mi? Son günlerde hep bu soruları tartışıyoruz.
Peki, bir nükleer bomba atılırsa evin en güvenli yeri neresidir? "Yok, artık bunu da düşünmeyelim" dediğinizi duyar gibiyim.
Pandemi ve sonrasında o kadar çok felaket yaşadık ki, artık en kötü senaryoları düşünmemiz gerekiyor.
Rusya-Ukrayna savaşı da nükleer felaket riskini artırdı!



Yukarıdaki sorunun yanıtı AIP Publishing'te yayımlanan yeni araştırmada açıklandı.
WebTekno sitesinde yayımlanan habere göre 750 kilotonluk bir nükleer patlamayı simüle eden bilim insanları, patlamayla ortaya çıkan ve asıl öldürücü etkiyi yaratan şok dalgasının binalarda nasıl etkiye sahip olacağını inceledi.
Patlamanın 4 kilometre ila 50 kilometrelik alandaki etkisi incelendiğinde, binalardaki koridorlar ve kapı aralıklarının bir tür rüzgâr tüneli olarak işlev görebileceği tespit edildi.
Bu alanlar, şok dalgasının hızını artırıyor ve ölüm etkisi yükseliyor. Pencerelerin yakını da etrafa saçılan parçacıklar nedeniyle ölüm riskini artırıyor.
Araştırmaya göre bir evin içinde nükleer patlamanın etkilerinden korunabileceğiniz en güvenli yer ise camsız bir odaymış.
Hatta penceresiz oda patlamanın olduğu yöne baksa bile, patlamaya bakan duvarın köşelerine sığınmak da güvenli sayılıyor.
Türkiye'deki binalarda genelde bütün odalar pencereli. Bazı bitişik nizam evlerde küçük odalarda pencere olmayabiliyor.
Eğer penceresiz odanız yoksa banyoya sığınmak mantıklı olabilir. Banyoda pencere olsa bile genelde küçük oluyorlar.
Tabii patlamaya 4 kilometreden yakınsanız yapacak bir şey yok. Nükleer şok dalgasından kurtulduysanız yapacağınız iki şey radyasyondan kaçmak olmalı!

***


'YÜZÜKLERİN EFENDİSİ' DÖNÜYOR
Warner Bros., 'Yüzüklerin Efendisi' filmi serisine devam edeceğini açıkladı.
Hem 'Yüzüklerin Efendisi' hem de 'Hobbit'ten uyarlanacak olan yeni film serisinin, orijinal üçlemeyi yaratan New Line Cinema'nın çekecek olması güzel haber.



Bazılarınız "Altı film çekildi anlatacak ne hikâye kaldı ki" diyebilir. Seride Frodo, Aragorn, Gandalf gibi ikonik karakterlere odaklanılsa da anlatılacak daha çok karakter ve olay var!
Warner Bros. Discovery CEO'su David Zaslav de "JRR Tolkien'in hayalini kurduğu uçsuz bucaksız, karmaşık ve göz kamaştırıcı evren, iki üçlemeden sonra bile büyük ölçüde keşfedilmemiş durumda" diyor.
Umarım Peter Jackson, yeni filmlerin yönetmeni olmaya ikna edilir ve Amazon'un çektiği dizideki gibi bir hüsran yaşanmaz.

***


ZOOM KAZASI
Pandemi döneminde Zoom görüşmelerinin rahatlığına iyi alışmıştık. Üstte gömlek, altta şort online görüşme yapanlar olmuştu.
Pandemi geride kaldı ama online görüşmeler ve Zoom kazaları devam ediyor.
Geçtiğimiz günlerde Romanya'da meclis üyesi Alberto-Iosif Caraian, Zoom üzerinden düzenlenen meclis toplantısına duştayken, üzerinde herhangi bir kıyafet olmadan katıldı.



Uzunca bir süre kamerasının açık olduğunu fark etmeyen Caraian, meclis üyeleri gülünce hatasını anladı. İyi ki güldüler, başka şeyler de yaşanabilirdi!
Caraian dakikalar sonra kamerayı kapatabildi. Ve dünya çapında ünlü oldu!
Artık Caraian, Google'a adını yazınca karşısına ilk bu görüntü gelecek!.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA