Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HASAN BASRİ YALÇIN

ABD teknik heyet fikrini benimsedi

Son birkaç gün içerisinde Türkiye'nin diplomatik ilişkilerine dair önemli gelişmeler ortaya çıktı. Önce Türkiye'nin İngiltere ile yaptığı ticaret anlaşması duyuldu. Dün de Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ABD ile S-400 üzerine kurulacak olan teknik heyet haberini açıkladı.
Türkiye uzun süredir ABD'ye bu meseleyi teknik düzeyde ele alma çağrısında bulunurken Amerikan tarafı bu teklifi göz ardı ediyordu. Şimdi teklif kendilerinden gelmiş.
Heyet incelemelerinden ne çıkacağı üzerine spekülasyon yapılabilir. Aslında gerçekten teknik bir inceleme olacaksa Türkiye ve ABD bir ara çözüm üretebilir. Ancak bu teknik incelemelerin siyasi gerilimlerin gölgesinde kalma ihtimali her zaman var. Amerika baştan beri konuyu siyasi bir zeminde konuşmaya devam ettiği için aynı tavır kendini tekrar edebilir.
Fakat teknik görüşmelerin başlamış olması durum ne olursa olsun Türkiye'nin faydasınadır. Biden yönetimi şekillenip dış politika perspektifini oluşturana kadar her iki tarafa da hem temiz sayfa açma imkânı hem de zaman tanıyabilir. Bu süre zarfında da sert bir siyasi kriz çıkmadığı müddetçe görüşmeler öyle ya da böyle tarafların pozisyonlarını birbirine yaklaştırıcı sonuçlar doğurabilir.
Eğer S-400 kullanımında NATO'nun güvenliğinin sarsılmayacağı gösterilebilirse Amerikan tarafı durumu kabullenmek durumunda kalabilir. Uzun vadeye yayılan konu bir şekilde soğumaya bırakılabilir. Soğudukça da önemini kaybedeceğinden ileriki dönemlerde yeni şartlarda bütünüyle göz ardı edilmesi de mümkündür.

Bu köşe yazısını aşağıdaki linke tıklayarak sesli bir şekilde dinleyebilirsiniz


Hızlı normalleşme olur mu?
Tabii ki gereksiz bir iyimserlik üretmemek lazım. Mesela konuyu doğrudan doğruya F-35'lere bağlayıp artık F-35'lerin hızla Türkiye'ye teslim edilebileceğini düşünmek şimdilik zor. Zira her ne kadar Amerika bu iki konunun birbiriyle bağlantılı olduğunu söylese de asıl itibarıyla bunların birbiriyle bağlantılı olmadığını herkes biliyor.
Dolayısıyla F-35 konusu başka bir müzakerenin hedefi haline getirilse daha iyi olur. Her ikisini tek paket haline getirmek Amerikan tarafının sürekli fren yapmasına neden olabilir. Parasını ödediğimiz F-35'leri almak en doğal hakkımız. Ama soğukkanlı biçimde ilişkilerin normal şartlara taşınmasını beklemek daha garantili bir yöntem gibi görünüyor.
Gelecek adına aşırı karamsar olmayı gerektirecek bir durum söz konusu değil. Aksine uluslararası ilişkilerin doğası biraz böyledir. ABD "ceza kesmek" gibi yüksek perdeden ifadeler kullanabilir ama her adımın bir maliyeti olduğunu hesaplamak onların da görevi. Siyasi zıtlaşma azaldıkça uzlaşma şansı daha yüksektir.
Ama şunu açıkça söylemek lazım. Öyle ABD ile sorunsuz bir ilişki kurmak kolay değil. Önemli olan kritik meseleler üzerinden yeni çekişme alanları oluşturmamak. Özellikle belli bir süre Türkiye kazanımlarını tahkim etmeyle ilgilense daha iyi olacaktır. ABD ile aramızda çözemediğimiz PYD ve FETÖ gibi temel sorunlar varlığını koruyor. Ama özellikle PYD konusunda Türkiye'nin kat ettiği mesafe hesap edilecek olursa acele etmesinin de çok gerekli olmadığını söyleyebiliriz. Bu şartlar altında korku senaryoları veya abartılı iyimserlik üretmek yerine ilişkileri biraz zamana ve müzakerelere bırakmak daha akıllıca...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA