Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Para Politikası Kurulu toplantılarının 1,5 aylık periyotlara çıkarılması doğru bir adım değildi. ABD Merkez Bankası (FED) bile, üst üste gelen küresel kriz ve dalgalanmalar nedeniyle, 1,5 ayda bir gerçekleştirdiği rutin toplantıların arasında olağanüstü toplantılar gerçekleştirmek zorunda kaldı. 'Kovid-19' küresel virüs salgını başta olmak, uzun soluklu belirsizliklere yol açan krizler, dünya ekonomisi ve ülke ekonomilerine sebep olduğu etkilere bağlı olarak 'öngörü' karışıklığına yol açıyor. Mart sonu, nisan başı gibi, tüm dünyayı etkisine alan korku ve karantina tedbirleri o kadar şiddetliydi ki, merkez bankaları tarihi parasal genişleme kararları almak zorunda kaldılar.
Bugün ise, küresel virüs salgınının '1. Dalga'sı bitmemiş olmasına rağmen, ülkeler azalan vaka sayılarından aldıkları cesaretle, 'normalleşme' sürecini hızlandırmış durumdalar. Bu tablo, bilhassa belirli bir korunma ve bulaşıcılığı engelleme bilinci olmuşmuş açısından, 'kısıtlama' tedbirlerini adım adım kaldırma noktasında cesaret veriyor. Mart sonu, nisan başı, kendilerini 'iş' açısından bir 'karabasan'ın içinde bulmuş olan turizm, konaklama, ağırlama endüstrisi açısından sağlam bir 'geri dönüş' oldu. Otellerin doluluk oranlarındaki toparlanma, havacılıktaki güçlü veriler, bilhassa bayram için araç kiralamada yüzde 90 kapasiteye ulaşmış olması sevindirdi.
Küresel ticaretin pandeminden dolayı yaşadığı şoka rağmen, ihracatımız temmuzda da 'dayanıklılığı'nı kanıtlamayı sürdürecek. Türkiye ekonomisindeki güçlü toparlanma, imalat sanayinin üretim verilerine de, Satın Alma Yöneticileri (SAMEKS, PMI) Endekslerine de 'V' tipi toparlanma olarak yansımış durumda. Bu durum, talepteki toparlanmaya bağlı olarak, TCMB üst yönetimi ve Para Politikası Kurulu açısından, 2 ay önceki 'para politikası patikası' öngörülerini gözden geçirmelerini gerektirmekte. Türkiye Ekonomisi'ndeki 'V' tipi toparlanma, enflasyonda aşağı yöndeki trendi durduracak ve yatay bir seyir gözlenecek ise, indirimi adımlarına bir süre ara vermek gerekecek.
Nitekim, ekonomistlerin yarın ki toplantı için tahminleri PPK'nın haziran ayı gibi, temmuz ayı toplantısında da politika faizini sabit bırakacağı yönünde. Bunda hiç şüphesiz, 100'e yakın ekonomisin cevaplandırdığı TCMB Beklenti Anketi'nde, temmuz ayı beklentisi haziran anketinde yüzde 0,47 iken, temmuz ayı anketinde yüzde 0,61'e, yıl sonu enflasyon beklentisinin yüzde 9,54'ten yüzde 10,22'ye, 12 ay sonrasının enflasyon beklentisinin ise yüzde 9,03'ten yüzde 9,33 yükselmesinin payı göz ardı edilmemeli. Çünkü TCMB'nin 'enflasyon beklentileri'ni de yönetmesi gerekiyor. Ekim ayına kadar gözlenecek 'patika' değişikliği tekrar önceki 'rota'ya dönerse, yıl sonuna kadar 0,25 ile 0,75 puan daha faiz indirimi bizi şaşırtmamalı.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA