Türkiye'nin en iyi haber sitesi

KDP lideri 'nin yeğeni seçimlerinden dokuz ay sonra 10 Haziran'da gerçekleştirilen resmi törenle başkanlık görevine başlarken oğlu Mesrur Barzani de IKBY Meclisi tarafından başbakanlık için görevlendirildi.

Türkiye ile iyi ilişkiler geliştirmeye ziyadesiyle özen gösteren ve IKBY içinde farklı kesimlerle kapsayıcı bir ilişki geliştirme arayışında olan Neçirvan Barzani'nin başkanlık koltuğuna oturması IKBY'nin önümüzdeki süreçte, Eylül 2017'de gerçekleştirdiği illegal referandumun yıkıcı neticelerini tamir etme arayışında olacağını göstermektedir.

Daha çok güvenlik bürokrasisi üzerinde etkili olan Mesrur Barzani'nin başbakanlık koltuğuna oturması, ABD-İran gerilimi 'ta krize neden olurken Erbil'in tedbirli ve ihtiyatlı bir siyasi yönetim benimseyeceğini işaret etmektedir.

Elbette KDP başkanı ve yılların siyasetçisi hem de aile reisi olan Mesut Barzani gayrı resmi olarak IKBY'nin en etkili aktörü olmayı sürdürecektir. Bir diğer ifadeyle IKBY'de iç dengelerde ciddi bir değişim olmamış ve KDP IKBY'nin en güçlü aktörü olmayı sürdürmektedir.

IKBY Meclisi tarafından Mesrur Barzani'nin başbakanlık için görevlendirilmesi sırasında KYB ve Goran'ın desteğini arkasına alması IKBY içindeki aktörler arasındaki krizlerin ana hatlarıyla çözüldüğü ve bir mutabakata varıldığını göstermektedir.

Mayıs 2018'de gerçekleştirilen Irak genel seçimlerinde ortaya çıkan tabloda IKBY aktörlerinin Bağdat siyasetinde önemli oyuncular olduğunu görülmüştür. Bağdat'ta Şii ve Sünni aktörler arasında birlik sağlanamaması kendi içinde bir mutabakata varabilen Erbil'in elini güçlendirmiştir.

Ancak her şeye rağmen Bağdat ve Erbil arasında Kerkük başta olmak üzere tartışmalı bölgeler, bütçe ve petrol krizleri devam etmektedir. Ancak illegal referandum öncesine nazaran Bağdat'ın eli çok daha güçlüdür ve Erbil üzerinde ciddi yaptırım gücüne sahiptir. Bundan sonraki süreçte Erbil referandum sürecinde kaybettiklerini tedricen koşullar el verdiği ölçüde kazanma yoluna gidecektir.

Ülke ABD-İran geriliminin neden olduğu krizin tahribatına maruz kalırken IKBY yönetimi mümkün olduğunca bu çatışmanın tarafı olmaktan kaçınacak, Bağdat'ın pozisyonu Erbil üzerinde belirleyici olacaktır. Çünkü referandum sırasında ABD'nin kendi yanında olmamasının yanı sıra İran ve Türkiye'nin bağımsızlık referandumu karşısında ortak pozisyon almasının kendisini açısından olumsuz neticelerini gören Erbil kısa ve orta vadede bölge ülkeleri ve Bağdat'la karşı karşıya gelmek istemeyecektir.

Neç irvan Barzani'nin Türkiye ile yakın ilişki geliştirme gayreti ve İran'la gerilimden kaçınan tavrı dikkate alındığında ABD-İran geriliminde Erbil'in taraf olmaktan kaçınacağı yorumu perçinlemektedir. ABD'nin IKBY üzerinde baskı kurmak istemesi durumunda Erbil, Bağdat'ın pozisyonunu isteksiz davranmasına gerekçe gösterebilecektir. Zira Bağdat üzerindeki Tahran etkisi dikkate alındığında, Bağdat'ın ABD-İran geriliminde Washington'ın tarafında olmaktan kaçınacağı beklenmektedir.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'nun Neçirvan Barzani'nin IKBY başkanlığı yemin töreninde hazır bulunması, Türkiye'nin Irak'ta ve bölgede yaşanan dönüşümü yakından takip ederek önümüzdeki döneme ilişkin bu çerçevede strateji geliştireceğini göstermektedir.

Bir diğer ifadeyle Ankara'nın, illegal referandumda yanlış yaptığının farkında olan ve aynı zamanda Irak'ta önemli bir aktör olan Erbil yönetimiyle ilişkilerini kendi kırmızı çizgilerini merkeze alarak tedricen normalleştireceği ve geliştireceği yorumlanabilir.

ABD-İran geriliminde ağır fatura ödeyen Irak'ta Türkiye'nin krizden yana olmayan yapıcı tavrı Iraklı aktörleri Türkiye ile daha yakın ilişkiye yönlendirmekte, Ankara krizin Irak halkı ve bölgenin istikrarı açısından yıkıma dönüşmemesi için oldukça yapıcı bir rol oynamayı sürdürmektedir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA