Türkiye'nin en iyi haber sitesi
ERDAL ŞAFAK

Clinton'a mektup

Ortadoğu'nun Pencereleri (3)

İki günlük aradan sonra, Ortadoğu'nun pencerelerini açıp, ufkun ötesinde olup bitenleri kolaçan ettiğim üçlemenin son bölümünü takdim ediyorum.
Okuyanlar hatırlayacak, ikinci yazıda ABD Temsilciler Meclisi'nde Kaliforniya eyaletinin 46'ncı seçim çevresi milletvekili olarak görev yapan Dana Rohrabacher'in portresini çizmiştim.
Rohrabacher bizim buralara nedense pek meraklı. İran, Pakistan, Afganistan, Irak, Kafkaslar neredeyse özel ilgi alanını oluşturuyor. Bu ülkeleri ziyaret fırsatını kaçırmıyor, Kongre'de bulunduğu zamanlarda da yine bu coğrafyayla ilgili soru önergeleri, karar tasarıları hazırlıyor.
Sonuncu girişimini duyunca, adeta soluğum kesildi.

***

Rohrabacher, geçen 26 Temmuz'da ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'a bir mektup gönderdi. ABD Kongresi Temsilciler Meclisi antetli kâğıda yazılan mektupta bakın neler öneriyordu Kaliforniya Milletvekili:
"Sayın Dışişleri Bakanı,
Geçen şubat ayında, Azerbaycan Cumhuriyeti hükümet partisinden bir üye, ülkenin adının 'Kuzey Azerbaycan' şeklinde değiştirilmesi için hükümete başvurdu. Siyavuş Novruzov adlı iktidar partisi milletvekili, İran'ın kuzeyinde (Güney Azerbaycan) 16 milyon Azeri'nin yaşadığını ve birleşerek tek bir ulus olması gerektiğini ifade etti. Güney Azerbaycan olarak düşünülen bölgenin nüfusu, Azerbaycan Cumhuriyeti'nin iki katı büyüklüğünde. Bu teklif, birkaç parlamento üyesine de sunuldu.
İran hükümeti, ülkede Azeriler'in yaşadığı bölgeleri Doğu ve Batı Azerbaycan olarak adlandırıyor ve bu durum da Novruzov'un, Azeriler'in yaşam alanlarının bölünmüş olduğu yönünde yaptığı teklifi haklı kılıyor. Bunun yanında topraklar, Azeriler'in rızası olmadan, 1828 yılında imzalanan Türkmençay Antlaşması'na göre Rusya ve İran arasında bölünmüştü. Rusya artık bir faktör değil. Sovyetler dağıldığında, Azerbaycan 1991 yılında bağımsızlığını ilan etti. Bugünün İran'ı da, 2 yüzyıl önceki Pers hükümdarlığından çok farklı durumda.
Azerbaycan'ın sorunu, İsrail ve Azerbaycan arasında yeniden filizlenen askeri işbirliği sonucunda yeniden gündeme geliyor.
ABD'nin düşmanımız olan İran'a karşı bu işbirliğini desteklemesi akıllıca olacak. Ortadoğu insanlarının kendilerini nereye ait hissettikleri, her zaman haritalar üzerinde gösterildiği şekilde olmayabilir. İran, etnik ve dini kartını Lübnan ve Irak'ta etkisini artırabilmek için oynadı. ABD de, fırsatları değerlendirmek için aynı şekilde hareket etmeli. İran'ın nükleer çalışmalarını yaptığı yeraltı tesislerine bombalı saldırı düzenlemektense, özgürlüklerini isteyen Azeriler'e yardım etmek, baskıcı Tahran rejimi için çok daha büyük bir tehdit oluşturacak.
Saygılarımla. Dana Rohrabacher"
***

Bir politikacının bireysel çıkışı diye kestirip atabilirsiniz. Ama devamı var. Buyurun.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Victoria Nuland basını bilgilendirmek amacıyla hemen her gün brifing düzenler. 30 Ağustos'taki brifingte bir meslektaşım ile Nuland arasında şöyle bir diyalog yaşandı. ABD Dışişleri Bakanlığı sitesinden aynen aktarıyorum:
SORU: Kongre üyesi Dana Rohrabacher, Dışişleri Bakanı Clinton'a, Azerbaycan Cumhuriyeti ve İran'daki Azerbaycan'ın birleşmeleri hakkında bir mektup göndermiş. Mektuba göre, İran'da yaşayan Azeriler'in Azerbaycan'la birleşmesi öngörülüyor. Rohrabacher mektubunda Dışişleri Bakanlığı'nın bu isteği desteklemesini belirtiyordu. Bu mektuba cevap verildi mi? Herhangi bir düşünce var mı? Amerikan dışişleri politikası neye dayanarak ilerliyor?
CEVAP: Evet, Kongre üyesi Rohrabacher'den böyle bir mektup aldık ve kendisini yanıtladık. Ama yapılan görüşmelerin içeriğini paylaşmayacağım.
SORU: Amerikan yönetimi, ülkeleri bölme politikası mı yürütüyor?
CEVAP: Toprak bütünlüğü konusunda devletimizin nerede durduğunu biliyorsunuz.
***

İran'ın Azerbaycan bölgesini koparıp Azerbaycan Cumhuriyeti ile birleştirmek, Ortadoğu'da birçok yeni devlet öngören "Kan Sınırları"nın mimarı Ralp Peters'in bile aklına gelmemişti.
İran Azerbaycanı'nda önümüzdeki dönemde bir hareketlenme olursa, bu yazıyı hatırlayın...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA