Türkiye'nin en iyi haber sitesi
ŞEBNEM BURSALI

Heybeliada yangını nasıl önlendi?

11 Temmuz günü Başkan Erdoğan'ın, Ayasofya'nın yeniden ibadete açılacağını açıklamasından bir gün sonra Heybeliada'da bir yangın çıkar. Başta çok büyük olmadığı düşünülen yangının çıktığı saati takiben bir saat sonra, hem büyüme riski ortaya çıkar hem de bir başka nokta dikkat çeker. Tarım Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin bizzat takip ettiği süreçte korkulan iki olasılık belirlenir. İlki; yangının büyüyerek adadaki Rum Okulu'nun da zarar görme riski ortaya çıkar ki; tam da Ayasofya'nın ibadete açılması kararının açıklandığı gün, içeride ve dışarıda spekülasyonlara çok açık bir durum demekti aynı zamanda. Ve; bir diğer risk de; Ayasofya kararı ile bağlantılı sabotaj olabileceği söylentisi bile doğru olmayacaktı. Bu ihtimaller üzerine Bakan Pakdemirli, Başkan Erdoğan'ı arayıp hem durumla ilgili bilgi verir hem bu ihtimalleri kendisiyle paylaşır. Erdoğan, Bakan Pakdemirli'ye talimatı verir ve yangının başlamasından iki saat sonra Pakdemirli, yangın yerine ulaşır, süreci bizzat yönetir. Sahile çok yakın olan yangın yerinin riskli olduğu, rüzgarın da olduğu yerinde de tespit edilir ve 2 yangın söndürme uçağı bölgeye sevkedilir, bin tona yakın su atılır. Yangın kısa sürede kontrol altına alınır ve tamamen söndürülür. Başkan Erdoğan'ın anbean takip ettiği yangının tam olarak söndürüldüğü bilgisini veren Pakdemirli, zamanında kontrol edilmediği takdirde adanın yarısının yanma tehlikesinin olduğunun da bilgisini son olarak verir.
Türkiye, son yıllarda maruz kaldığı saldırılar kadar, doğal afetlerle de mücadelesinde çok önemli bir aşama kaydetti. Yukarıda anlattığım örnek de bunlardan sadece biri. Bir doğal afetin, siyasi ve diplomatik spekülasyonlara da çok açık bir hale dönüşmeden doğru zamanda müdahale ile çözüldüğünü anlıyoruz. Özellikle yaz aylarında yangınların çoğaldığı gerçeğinden hareketle, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ile bu süreci konuşmak istedik. Terörle mücadeleden savunma sanayiine kadar hemen her alanda çok önemli bir işlev gören İHA'ların, yangınla mücadelede de çok büyük bir görev yaptığını öğrendik. Bakın nasıl:
"İHA'lardaki termal görüntüler, coğrafi bilgi sistemine aktarılıp, harita oluşturuluyor. Orman araç takip sistemleri de haritaya eklemleniyor ve rüzgarın güç ve yönü de bu sisteme ekleniyor. Bir yerde yangın çıktığında saat saat yangının nereye gideceğini artık hesaplayabiliyoruz. Ve; yangının etrafında tam çember oluşturulana kadar, arazi koşullarını da hesaba katarak tüm ekipmanlarımızla yangına müdahale ediyoruz. Eskiden, hava karardığında görüş mesafemiz sadece yangının olduğu yer ile sınırlı kalıyordu. İHA'lar sayesinde artık geceleri de görüş tam olabiliyor ve buna göre müdahale edebiliyoruz."
Bakan Pakdemirli'nin, yangınla mücadelede kullanılan İHA'lar için söylediği şu tanımlama, İHA'ların önemini de gözler önüne seriyor:
"Ormancılar için artık geceler de aydınlandı. Gündüz gibi sahaya hakim artık arkadaşlarımız. Geceleri artık kör değiliz."
Zaten; rakamlar da bu başarıyı ortaya koyuyor. Geçen yıla oranla yangınlar yüzde 30 arttığı halde; yanan yer aynı büyüklükte. Yani; yangınla mücadelede, yangını zamanında söndürebilmekle ilgili hem ekipman hem teçhizatta çok iyi durumdayız. Rusya'dan 2 yangın söndürme helikopteri aldık, 5 tane daha kasım ayına kadar gelecek. İHA'ların sadece yangınla mücadelede değil, denizde kaçak trol yapan gemileri yakalamakta da çok etkin kullanıldığını da belirtelim.
Dünya devi Amerika'da Oregon ve Kaliforniya'daki yangınlar bir ayı aşkın süredir devam ediyor ve hala kontrol altına alınamadı. 500'den fazla noktada süren yangında mal ve arazi kadar can kaybı da yaşanıyor. İklim değişiklikleri ile yangınların kontrol altına alınma süreci de uzadı belki ama Türkiye'de bu tam tersi bir süreçte ilerliyor. Bu yıl içinde Kozan, Pozantı, Hatay, Taşköprü, Kargı ve Nallıhan ile 6 büyük yangın çıktığı bir gerçek ama daha büyük arazilerin kaybedilmesi olasılığı gerçekleşmediği gibi, herhangi bir can kaybının da olmaması sevindirici. Başkan Erdoğan'ın talimatıyla, teçhizat ve ekipmanla ilgili her tür alım ve çalışma gerçekleşiyor. Son olarak 300 yeni arazöz alındı. Yangın uçakları 439 saat çalışma yaptı, 10 bin 120 ton su attılar. Helikopterler 5 bin 142 saat uçuş gerçekleştirdi, toplam 62 bin 170 ton su attılar. Arazözler 750 bin ton su kullandılar. Yangınlarda 123 bin adam-gün çalışma yapıldı. Yangınlar, artık bizzat Bakan'ın yönettiği karargahlarda, yerinde müdahalelerle yürütülüyor. Son Hatay yangınında Bakan Pakdemirli, konteyner içinde 2 saatlik uykuyla arkadaşlarıyla 3 gün mücadelenin içinde yer aldı. İster teröristin, ister kişilerin bilinçli çıkardığı veya doğal afet olarak yaşanan yangınlarda artık 20 yıl öncesinden çok ileride bir müdahale ve mücadele yaşanıyor. Yangın söndürme ekipleri artık çok daha profesyonel eğitiliyorlar. Alınan yangın söndürme helikopter ve uçakları, kullanılan İHA'lar ve araçlara takılan takip sistemi, şoförlerin cep telefonlarından takip edilen sistemin; işletme şeflerinin cep telefonlarına kadar gelişeceği bir sistemle buluşturulması ile müdahale çok daha etkin ve hızlı yapılabiliyor artık.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA