Türkiye'nin en iyi haber sitesi
LEVENT TÜZEMEN

Gülme komşuna gelir başına!

Gülme komşuna gelir başına. Fenerbahçe'den sonra Galatasaray da kupaya veda etti. Tribünlerde bir lig maçındaki kadar taraftar kalabalığı vardı. Ama Okan hoca, kadro seçiminde ciddiyeti elden bırakınca Galatasaray, sıradan bir futbol oynadı. Karagümrüklü oyuncuların futbol aklı, pas kalitesi, savunma anlayışı ve hücuma çıkış becerisi çok mükemmeldi. Özellikle ilk yarıda G.Saray'ın oyun lideri bile yoktu. Her futbolcu kafasına göre takıldı, final paslarında uyum yoktu. Kaptan Kerem'in, Oliveira ve Kaan Ayhan gibi düzgün ayakları olan oyunculara duran topları bırakmaması G.Saray'a olumsuz yansıdı. Bir atasözü şöyle der: "İlk iliği kaçırırsan düğmeleri ilikleyemezsin." Okan hocanın 11'i ilk iliğini kaçırdığının göstergesiydi. Toparlamak için Torreira, Mertens, Kerem Demirbay ve Vinicius'u oyuna aldı. Ama Karagümrük maçı önde götürmenin öz güveniyle hatasız bir savunma yaptı. Antalya maçından sonra Okan Buruk'a, Zaha'yı sormuştum şöyle demişti: "Sonradan oyuna girdiğinde motive olamıyor, 11'de başlamak istiyor." Zaha'yı oyunda tutmak adına pozisyona giren, gol kaçıran Tete'yi çıkarmak bence hataydı. Zaha çok ruhsuz. Tamamen kendine oynuyor. Koşmuyor, adam kovalamıyor, ikili mücadeleye bile girmiyor. Okan Buruk, "Zaha'ya 15 gün önceden seni 11'de oynatacağım" dese bile G.Saray'a katkı yapamaz. Avrupa'dan sonra kupadan elenmek G.Saray gibi büyük bir takıma yakışmadı. Oyuncuların çoğu elini taşın altına sokmadı. Okan hoca kendine fazla güvenip kağıt üzerinde maçı kazanmış gibi düşününce olan soğuk havada G.Saray'ı desteklemeye gelen cefakar taraftara oldu.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA