Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Bizim ülkede sanat ya da felsefe yapmanın en kestirme yolu 'anlaşılmaz' olmak. Örnek, festival filmleri. Bir film ne denli anlaşılmaz ise festival jürilerinden o kadar fazla puan alıyor. Kitabınız okuyucu tarafından üç defa okunup yine de anlaşılmıyorsa, best-sellers olmanız işten bile değil. 'Derin' görünmenin yolu da sosyal medyada kimsenin anlamadığı betimlemeler, aforizmalar paylaşmaktan geçiyor.
Nil Karaibranimgil, geçenlerde Hürriyet'teki yazısıyla adeta beyin yaktı. Dedi ki, "İnsanın her gün aklından neredeyse 70 bin düşünce geçiyormuş. Bunun yüzde 85'i negatif düşünce, yüzde 90'ı ise bir önceki günle aynı düşüncelermiş. Yani hepimiz birer köstebek gibi, bir yeri deliyoruz sonra her gün o çukurun içinde dön babam dön. Halbuki, endişelerimizin yüzde 85'i hiç gerçekleşmiyor, gerçekleşen yüzde 15'inin de, yüzde 79'u bir şekilde halloluyormuş. Kısaca, endişelerimizin yüzde 97'si boş ve negatif düşünmeye eğilimimizden kaynaklanıyor."
Ünlü gurme bu ifadenin altına ilginç bir yorum yaptı: "Bu hesabı peynir oranlarını hesapladığım kuantum hesap makinemle çözmek isterdim ama önce nereye hangi yüzdeyi gireceğimi anlamam lazım." Bir takipçi ise şöyle yazdı: "Bizim mahallede bir arkadaş var, iki nefes çekince aynen böyle konuşuyor..."
Önerim şu: , , Beren Saat, ve 'in bir araya geldiği bir sohbet programı çekip videosunu mağaralarına atalım. Üç günde alayı silah bırakıp saçları tüter halde teslim olmazsa ne olayım...

Bayram harçlıkları otizmli çocuklara

Köşemizin müdavimleri artık biliyor. Bu köşe otizmli çocukların ve özellikle de onlar için olağanüstü çaba harcayan 'nın gönüllü basın-yayın organıdır. Bugün de size önemli bir kampanyadan söz edeceğim.
Tohum Otizm Vakfı'nın organize ettiği #EnDeğerli- Harçlık kampanyasına destek olmak için TOHUM yazıp 5290'a SMS yollayın, 10 TL yardımda bulunarak için bayramı, hayat boyu yüzlerinde taşıyacakları bir gülümsemeye dönüştürün.
Eğer bayramda elinizi öpecek çocuğunuz, torununuz yoksa, başını okşayıp yüzünü gülümseteceğiniz bir çocuk arıyorsanız, bu kampanya sizin için önemli bir fırsat olabilir. Çocuğunuz, torununuz varsa da fark etmez. Bir çocuğu değil, bin çocuğu, bir gün için değil, ömür boyu gülümsetmek gibisi var mı?



İbrahim Büyükak farkı

'ın rol aldığı yeni Getir reklamlarını büyük bir keyifle izliyorum. Hem senaryosu komik, hem de İbrahim'in oyunculuğu. Fazla öne çıkmadan, reklamın mesajını ve firmanın logosunu perdelemeden, son derece akılda kalıcı bir kampanyaya imza atıyorlar.
Bazen reklam filmleri için isabetle seçilen bir oyuncu o firmayı ve kampanyayı uçurur. Tıpkı Halkbank'ın, yeni reklamlarında 'ı tercih ederek adeta seviye atlaması gibi. Getir reklamlarının etkisiyle ilgili henüz geri dönüş istatistiklerine ulaşamadım. Ama adım gibi eminim ki İbrahim Büyükak sayesinde hem tanınırlığı, hem de tüketici nezdinde firmaya duyulan sempati artmıştır.
İbrahim hem yetenekli, hem 'sahici', hem de yaratıcı bir genç komedyen. Senaryosunu yazıp yönettiği filmleri de çok beğeniyorum. Bana göre son yıllarda BKM Mutfak'tan çıkan en lezzetli yemek...

Gaf kürsüsü

Beyaz TV'deki Dinamit programına konuk olan , iki kez "Katolikler Ayasofya'da namaz kıldı diye Ortodokslar burayı kirlenmiş saydılar" deyince, moderatör Latif Şimşek düzeltmek zorunda kaldı: "Katolikler namaz kılmaz. Muhtemelen ibadet etmişlerdir." (Cevizoğlu, ilerleyen dakikalarda sinirlenip yayını terk etti)

Zap'tiye

, iktidara rap şarkıyla yürüyecekmiş... Yıllardır "Rap Rap" sesinin arkasından yürüyorlardı, şimdi rotayı Rap'a çevirmişler...

Ne demiş?

Magazin muhabirleri Aleyna Tilki'ye sordular: "Siz hiç şiddet gördünüz mü?" Genç popçunun cevabı yine beyin yaktı: "Bilmem..."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA