Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Tiyatromuzda ustaların taşıdığı kavuğun son sahibi , kavuğu 20 Eylül'de 'a devredeceğini açıkladı. Kel Hasan Efendi, İsmail Dümbüllü, , ve Rasim Öztekin gibi ustalardan sonra kavuk, 'Arka Sokaklar'ın Mesut Komiser'ine mi gidecek yani?
Dört yıl önce 'Baba Sahne' adlı tiyatroyu açmak dışında tiyatro ile pek adı anılmayan, sadece 'Arka Sokaklar' dizisinde tanınan bir oyuncuya kavuğun devredilecek olması enteresan!
Bu kavuk tartışmasının başlamasına neden olanlardan biri de benim aslında. Vakti zamanında Ferhan Şensoy ile yaptığım röportajda kavuğu ya da takkeyi "Cem Yılmaz'a vermeyi düşünüyor musunuz?" diye sorduğumda küplere binmişti ve o röportaj yıllarca devam eden 'kavuk' polemiğinin çıkmasına neden olmuştu.

Peki Öztekin, kavuğu verecek gerçek bir tiyatrocu bulamadı mı? Neden Çoruh'u tercih ettiğinin gerekçesini açıklamalı! Yoksa artık kavuğu hak etmek için atarlı tweet'ler mi yazmak gerekiyor?
Ayrıca Öztekin kavuk yerine aslında Pişekâr takkesini devrettiğini açıklamalı ve insanlar gerçeği öğrenmeli. Çünkü rahmetli Dümbüllü, kavuğu hiçbir zaman devretmedi! 1968 yılında rahmetli Münir Özkul sahneden kopmuştu. Sadık Şendil, Özkul'u sahnelere döndürmek için bir moral gecesi organize etti ve Dümbüllü'den sembolik olarak kavuğu Özkul'a devretmesini istedi. Dümbüllü buna karşı çıktı, kavuğu hak eden kimse olmadığını söyledi. Ama Şendil'i de kırmamak için kavuk yerine evindeki Pişekâr takkelerinden birini verdi Özkul'a.
Özkul'dan Şensoy'a ve ondan Öztekin'e geçen kavuk değil, Pişekâr'ın takkesi aslında. Dümbüllü'nün Özkul'a kavuğu vermemesinin nedeni ise usta oyuncunun modern tarzda tiyatro oyunlarında genelde dramatik roller üstlenmesiydi. Ayrıca geleneğe göre kavuk, usta-çırak ilişkisi içerisinde devredilmeliydi. Özkul, Dümbüllü'nün çırağı değildi! Dümbüllü, kavuğu gönül rahatlığıyla devredecek bir çırak yetiştiremediği için kavuğun kendisiyle birlikte gömülmesini vasiyet etti. Ama bu istek dinen uygun görülmedi. Fotoğrafta gördüğünüz Dümbüllü'nün tabutunun üstündeki gerçek kavuktur ve bugün Dümbüllü Ailesi'nde bulunmaktadır.

205 milyar dolarlık adam!

Fotoğraftaki adam evin bodrumunu atölyeye dönüştüren ve saatlerce icatları üzerinde çalışan, Silikon Vadisi'nin dahi çocuklardan biriydi! Annesi endişelenerek onu spora yazdırsa da bu tutkusundan vazgeçiremedi. Adamın hayatı 1994 yılında okuduğu haberle değişti. Internet'in senede yüzde 2 bin 300 büyüdüğünü öğrendi ve internet üzerinden en çok satılabilecek 20 ürünün listesini yaptı. Kitap üzerine başka online satış olmadığı için kitap satışı yapmayı seçti.
İnternetten kitap satmak için Wall Street'teki rahat işini bırakması ailesini şoke etmişti. Ama sermaye için babasından 300 bin dolar ödünç almayı başardı. Seattle'a gitti ve şirketini bir garajda kurdu. İki programcıya sitenin kodlarını yazdırdı ve 1 Kasım 1994'te Amazon isminin tescilini aldı.
Bilgisayar başında çalışan kişinin Jeff Bezos olduğunu söylersem hikayenin devamını anlatmama gerek yok herhalde.
Bezos'un serveti, önceki gün 205 milyar dolara kadar ulaştı ve dünyada serveti 200 milyar doları aşan ilk kişi unvanını aldı. Bezos, artık dünyadaki 150 ülkenin gayrisafi milli hasılasından fazla servete sahip.
Karşımızda ilham verici bir başarı öyküsü dursa da bir insanın 150 ülkeden daha fazla servete sahip olması adil mi sizce? Bezos'un boşanırken eşine ödediği para bile 80 ülkenin milli gelirinden fazlaydı!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA