Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Aslında bütün Türk gazetelerine manşet olmalıydı, kendimizi sevsek, ülkemizin nasıl Allah'ın cenneti, cömertliğin simgesi bir hazine olduğuna inansak, durmadan felaket haberlerini, kin, öfke ve nefretleri manşete çekip, onları yorumlamayı marifet sanmasak, bu muhteşem haberle tüm ülke insanını, her cinsten, her ırk, din, siyasi fikirden, her sosyal görüşten 81 milyonu birleştirir, coşturur ve kucaklaştırırdık.
, yani Amerikan Havacılık ve Ajansı, yani mesela "Ay'a ilk insan"ı gösteren kurum, perşembe günü Mars'a "Perseverance/ Sebat" adlı bir uzay aracı yolladı.
Sebat, Kızıl Gezegen'de milyarlarca yıl önce göl olan kurumuş Jezero kraterine inecek..
Buraya kadar bir şey yok.. Uzaya, Mars'a durmadan bir şeyler fırlatıyorlar, yıllardır.
Ama bu defa NASA, Twitter kullanarak tüm dünyaya bir açıklama yaptı. Bizi, Türkiye'yi çok ilgilendiren bir açıklama.. açısından değeri milyarca dolar olan bir açıklama.. Ve biz Türk medyası bunu kavrayamadık. Öneminin, değerinin farkına varmadık. Milliyet içerde büyüttü. Bazıları tek sütun falan verdi. Bazıları hiç vermedi.
Oysa manşetlere çekilmeli, ertesi gün Türk bilim adamları ile söyleşiler yapılmalı, devamında da, turizm uzmanları ve Turizm Bakanı ile konuşulmalı, Salda'ya koşulup bol resimli röportajlarla ve Köyü, köylüleri tanıtılarak günlerce sürdürülmeliydi..
Dilerim bunları bir ajans yapar da hepimiz paylaşırız.
Gelelim habere..
NASA, Jezero Krateri ile ülkemiz Burdur sınırları içindeki Salda Gölü'nün resimlerini yan yana kullanarak dedi ki..
"Türkiye'deki Salda Gölü ve Mars'taki Jezero Krateri, jeolojik benzerliklere sahip. Mars'a giden keşif aracı üzerinde çalışan görevliler, daha önce Salda Gölü'ne gidip hazırlık çalışmaları ve araştırmalar yaptılar. Mars'ta Jezero Krateri'ne gidemezsiniz ama bir sonraki en güzel şeyi ziyaret edebilirsiniz. Jezero'dan bir dünya uzakta olan Salda Gölü, Mars'taki kuruyan gölün yatağına benzer kimyasal örtüye ve jeolojiye sahip, dünya üzerindeki tek göl. Mars 2020 misyonunda Salda Gölü'nü rehber aldık."
Milliyet'te okudum cumartesi günü..
"Sebat/ Perseverance'ın yapımında yer alan bilim grubu üyelerinden Purdue Üniversitesi'nden Briony Horgan, "Salda Gölü'nü ziyaret etmenin en güzel yanlarından biri, size milyarlarca yıl önceki Jezero Gölü kıyısında durmanın nasıl bir his olduğunu gerçekten hissettirmesiydi" demiş.
Horgan'ın öğrencisi Brad Garczynski de "Karbonatlar, mikroplar, organikler veya geçmiş mikrobik yaşamın kanıtı olan belirli dokular gibi o ortamda var olan herhangi bir şeyi yakalamada gerçekten önemlidir. Jezero'ya gitmeden önce ordaki yaşam belirtileri arayışımıza odaklanmak için bu karbonatların Dünya'da nasıl oluştuğuna dair bilgiler kazanmak da gerçekten önemliydi. Sebat/ Perseverance, 45 km genişliğindeki Jezero yüzeyinde yaşam belirtisi arayacak" diye eklemiş.
Purdue araştırma ekibi Salda Gölü'nde İstanbul Teknik Üniversitesi ile iş birliği yapmış..



Bu göl dünyada tek.. Hayır, sadece güzelliği ve kumsalı değil, biyolojik, jeolojik ve kimyasal yapısı ile tek. Mars'ta milyarlarca yıl önce var olan, şimdi kurumuş Jezero Gölü'nün tek benzeri. NASA bilim adamları geçen perşembe Jezero'ya inecek uzay aracını ateşlemeden önce, Salda'ya gelip, benzer Jezero'da neyi, nasıl araştıracaklarının denemesini yaptılar. Ruhumuz duymadı, haberimiz olmadı.. Nasıl bir medya var, 'de, dostlar?. Bu resmi çeken de Amerikalı bilim adamı..

*

Sümer Ezgü Salda'yı anlatıyor!..

Ünlü müzisyen, televizyon yapımcısı, doğal yaşam aktivisti ve dostum, kardeşim Sümer Ezgü'yü aradım hemen NASA'nın Salda Gölü açıklamasını duyunca..
Sümer, Salda için de savaşanlardan.. Anlattım.. "Hemen bir Salda yazısı istiyorum senden. İki satır yaz yolla" dedim.. Yolladı..
İşte o yazı..

***

Çocukluğum Burdur'da geçti. Yeşilova ilçesine bağlı Salda Gölü masmavi rengiyle hep farklıydı. O zamanlar Mars gezegenindeki toprak yapısının benzeri olduğunu bilmiyorduk.
Çadırlar kuruluyor izci kampları yapıyorduk yanı başındaki ormanlık alana. İzciler doğa kültürü ile yetişir. Çevre temizliği yaptırıyordu liderlerimiz bize.
Suyunun içme kalitesinde temiz olduğunu duymuştuk. Türkiye'nin en derin gölü olduğunu öğrendik.
Diplerde çok büyük balıkların olduğunu söylerlerdi. Bembeyaz kumu çok ilgi çekiciydi yüzüyorduk.
Pamukkale'ye turist götüren tur şirketleri Salda Gölü kenarındaki restoranda konaklardı.
Meğer bizim bilmeden yaşadığımız Salda Gölü ne kadar değerleymiş!
Yıllar sonra bir bayram günü ailemle gezmeye gittiğimde sahiline kontrol noktası konduğunu, arabaların ücret karşılığı içeri alınıp eşsiz kumun üzerinde kara lastikleriyle gezdiğini gördüm. Magandanın biri de havaya ateş açıyordu ailelerin arasında.
"Türkiye'nin Maldivleri" diye nam saldı, kumu Maldivler'dekilere benzediği için.
Ancak ne garip ki gölün girişine "Saldivler" yazmışlar.
Oysa bu gölün adı Salda! Bu ne aşağılık kompleksidir?.
Şimdi Maldivler yazsın bakalım, "Salda'nın kumu gibi" benzetmesini..
Bu güzel Mavi Boncuk, bir milli park değerinde ve hepimize doğa mirası.
Dünyanın oluşum şifrelerinin, Salda'nın organik kumunda gizli olduğunu söylüyor bilim insanları.
Yanıbaşındaki dağa da bir kayak pisti yapıldı. Gölü gören bir kayak pisti. Muhteşem bir fantezi.
Geçen aylarda değerli kumları damperli kamyonlara kepçelerle doldurup bir yerlere götürdü ve döktüler.
İnsanlar ayaklandı tekrar geri getirildi. İnsanın olduğu her yerde tahribat riski var ama NASA' nın bile önemini vurguladığı Salda Gölü için yörede daha duyarlı bir anlayış oluşuyor.
Özenle yaşatmamız gereken Salda için güzel gelişme bu.
Nazarlık gibi bu nadide göl, başta yanı başında kurulmuş Salda Köyü köylülerine ve tüm insanlığa emanet...

*

Yeni sezona yeni federasyon gerek!..

Türkiye'de iki önemli futbol kurumu var.
Devleti, otoriteyi, hukuku temsil eden Futbol Federasyonu.. Kulüpleri temsil eden Kulüpler Birliği..
Her ikisi de bugün, kamuoyunda tüm güvenilirliklerini yitirmiş iki başkan tarafından yönetiliyor.
Birinin başında, düşündüklerinin ve defalarca açıkladıklarının tam tersi bir kararı 24 saat içinde, hem de "ittifakla" diyerek alan , ötekinin başında gene "ittifakla" diyen ve bile bile, alenen yalan söyleyen var.
Bu ikisi ile yeni sezona, yani 2020-2021'e girersek, o sezonun sonundaki puan cetveline değil, artık herhangi bir maçın sonucuna inanabilir misiniz?.
Gelecek sene, lig 18 takıma dönecek mi, gerçekten, ya da 3 takım daha eklenerek 24 takıma çıkacak ve 12'li iki guruptan oluşarak, playoff sistemi ile mi oynanacak?.
Hangisi?. Emin misiniz?.
Ertelenen "yabancı futbolcu" uygulaması yürürlüğe konacak mı?. Yoksa toptan iptal mi edilecek?. Emin misiniz?
Uzatmaya gerek yok.
"Bu Nihat Özdemir, bu Mehmet Sepil 'Allah bir' deseler inanır mısınız, artık?."
O zaman!.

***

Aslında özellikle Nihat Özdemir'in "Artık hakkında yazı yazmaya değmez biri" olduğuna, basın toplantısını izlerken karar vermiştim. Ne var ki, aSpor'da Ender Bilgin müdürümle yaptığım söyleşiyi haber yapan gazetem spor sayfasının manşetini yanlış anlamaya meydan verecek şekilde düzenlemiş.
Üst başlıkta "Hıncal Uluç, aSpor'a gündem yaratacak açıklamalarda bulundu" diyor.
Manşet.. "Trabzon'dan alındı. Başakşehir'e verildi!".
Alt başlık.. "Ligin üstü dizayn edilirken, şampiyonluk Trabzon'dan alındı, Başakşehir'e verildi. Trabzon'a da 'Sen de kupayı aldın, sus' dendi. Benim inançlarımı federasyon yıktı."
Spor Müdürüm Murat Özbostan, lütfen, yayın bandını Ender'den alıp izlesin. Görecek ki, bu başlıkların hiç biri benim değil.
Elimdeki perşembe günkü (Çekim o gün bahçemde yapıldı) SABAH Spor'un 21'inci sayfasını kameraya çevirdim ve "Bakın" dedim..
Manşette "Ligin üstü dizayn edildi" yazıyordu. Ama tırnak içinde değil. Sanki gazetenin görüşü gibi kullanılmış.. Alt başlığı okursanız, bu lafın Trabzon Başkanı'na ait olduğunu anlıyordunuz.
"Küme düşmenin kaldırılmasına tepki gösteren Ağaoğlu sert konuştu. 'Madem düşme olmayacaktı bu lig neden oynandı. Demek ligin üstü dizayn edildi!." Bu başlığı okudum yayında ve yanındaki Erman Toroğlu yazısının başlığını işaret ettim.
"Trabzonspor kupayı hak etti" diyordu Erman..
"Eğer federasyon ligin üstünü, Ağaoğlu'nun iddia ettiği gibi 'Dizayn etti' ise, o zaman Kupayı da dizayn etti, onu da sus payı olarak Trabzon'a verdi" dedim ve ekledim.
"Nihat Özdemir, kendisini ve federasyonun daha önce aldığı ve açıkladığı tüm kararları 24 saat içinde tam tersine çevirip 'İttifakla' diye açıklayınca, inanılır olma şansını tümüyle yitirdi. Bu federasyonun aldığı ve alacağı bütün kararlar, yöneteceği ligler bundan böyle şaibe altında kalacak ve her gün bir başka komplo teorisi üretilecektir. Bu ortamda ne sağlıklı maç oynanır, ne sağlıklı lig sonuçlanabilir."
Yeni sezon, bu federasyonla açılırsa, kirli başlar ve bir daha temizlenmesi mümkün olmaz.

*

Tebessüm

Genç kız erkek arkadaşını ailesiyle tanıştırmak için akşam yemeğe davet etmişti. Anne kocasını tembihledi. "Bir ara kenara çek de bir konuş bakalım. Neyin nesiymiş?."
Yemekten sonra, baba, genç adama "Gel kahvemizi balkonda içelim de biraz sohbet edelim" dedi.
Çıktılar..
Baba sordu..
"Kimsin, ne iş yaparsın delikanlı?."
"İlahiyatçı akademisyenim efendim."
"Kızıma içinde yaşadığı bu eve benzer bir şey alabilecek misin?."
"Çalışacağım efendim. Allah yardım eder."
"Yaşam tarzını gördün. Ona alıştığı hayatı sağlayabilecek misin?."
"Çalışacağım efendim.. Allah yardım eder.."
"Mesela bir otomobil alabilecek misin?."
"Çalışacağım efendim.. Allah yardım eder.."
Adam ne sorduysa, delikanlı hep ayni cevabı verdi. Salona geçtiler.. Merak içindeki anne, kocasını mutfakta sıkıştırdı.
"Eeee!.. Ne diyorsun?."
Baba gülümsedi..
"Damat adayımız parasız ve işsiz.. Ama iyi haber.. Beni Allah sanıyor!."

*

Sevdiğim Laflar

"Rahmetin kapısı her an açık, senin kapın açık mı, sen ona bak.."
Şems-i Tebrizi

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA